AB'ye Girecek Son Ülke Belli Oldu
AB, 15 yıl sonra kapılarını Karadağ için açıyor. 623 bin nüfuslu Balkan ülkesi, yaptığı reformlarla rakiplerini geride bırakarak 2028'de birliğin 28. tam üyesi olmaya hazırlanıyor.
Avrupa Birliği (AB), 2013 yılında Hırvatistan'ın katılımından bu yana uzun süredir askıda tuttuğu genişleme politikasında tarihi bir viraja girdi. Batı Balkanlar'da yürüttüğü reformlarla diğer aday ülkeleri geride bırakan 623 bin nüfuslu Karadağ, birliğin 28. üyesi olmaya çok yakın. AB lider kadrosu ile Podgoritsa yönetimi arasında yapılan üst düzey görüşmeler sonucunda, Karadağ'ın tam üyeliği için 2028 yılı hedef takvim olarak belirlendi.
Avrupa Birliği 15 Yıllık Genişleme Sessizliği Karadağ ile Bozuluyor
Avrupa Konseyi Başkanı António Costa, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve Karadağ Cumhurbaşkanı Jakov Milatović tarafından yapılan ortak açıklama, Balkanlar ve Avrupa genelinde büyük yankı uyandırdı. Brüksel, uzun bir aradan sonra ilk kez bir aday ülke için resmi katılım antlaşması taslağını hazırlamaya başladı.
Karadağ Cumhurbaşkanı Jakov Milatović, 2028 yılı hedefinin son derece gerçekçi ve stratejik olarak ulaşılabilir olduğunu vurguladı. AB kanadı ise sürecin hızlanmasında Podgoritsa hükümetinin liyakat ve hukuki reformlar konusundaki kararlılığının belirleyici olduğunu kaydetti.
Yıl Sonuna Kadar Tüm Fasılların Kapatılması Hedefleniyor
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, katılım sürecinde hiçbir ülkeye ayrıcalık tanınmadığının altını çizerek Karadağ'ın kaydettiği aşamayı "etkileyici" olarak nitelendirdi. Brüksel, Karadağ yönetimine bu yılın sonuna kadar müzakereye açılan tüm üyelik fasıllarını tamamen kapatması çağrısında bulundu. Fasılların kapanmasıyla birlikte resmi imza ve üye devletlerin onay süreci start alacak.
Avrupa'nın Yeni Ekonomik Pazarı: AB Büyüme Planı sayesinde Karadağlı şirketler Avrupa ortak pazarına doğrudan erişim hakkı kazanacak. Bu hamlenin, Adriyatik kıyısındaki küçük ülkeye yönelik küresel ve Avrupalı doğrudan yatırımları ciddi oranda artırması bekleniyor.
Türkiye gibi köklü adayların üyelik süreçlerinin uzun süredir durağan seyrettiği bir konjonktürde, AB'nin Balkanlar'da attığı bu hızlı adım, kıtanın yeni jeopolitik ve ekonomik haritasını yeniden şekillendirecek en somut gelişme olarak değerlendiriliyor.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.