Şafak Pavey'in Merhameti Değil, Rosa Parks'ın Başarısı
Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Ali Yalçın, başörtülü milletvekilleri meclise girdiğinde CHP adına konuşan Şafak Pavey ve Muharrem İnce'nin diline dikkat çekerek sonuç; Şafak Pavey'in merhameti değil, Malcolm X ve Rosa Parks'ların başarısı, iradenin zaferidir dedi. İşte O yazı…
Demet Tezcan'ın “Bir Çığır Öyküsü Şule Yüksel Şenler” diye kaleme aldığı Huzur Sokağı kitabının yazarı Şule Yüksel Hanım'ın onurlu duruşuyla başlayıp, taktığı örtü modeli dolayısıyla “Şulebaş” diye adlandırılan ve daha sonra “başörtüsü sorunu” diye kamuoyuna mal olan tarihi yasak TBMM'ye Milletvekillerinin başörtülerini çıkarmadan girmesiyle tarih oldu.
1955 yılının
27 Mayıs 1960 darbesi sonrası Milli
Darbecilerin baskı ve zulümleriyle devlet politikası haline gelen ve sonraları “kamusal alan” yalanının arkasına gizlenen kamuda başörtüsü yasağı, insan hak ve hürriyetlerine aykırı olduğu için tartışma zeminine oturmuş, zamanla Türk siyasetinin de kavga alanı haline dönüşmüştür. Darbeci zihniyet ile vesayetle
Başladığı günden bittiği güne kadar direnenler ile diretenler
Başörtüsü
Gönülleri bir atanlar ellerini bir birine tutuşturarak; “Beyez Yürüyüş” “El Ele Eylemi” ile halkın desteğini aldılar. On yıllar geçti. İktidarlar değişti ama kaderler değişmedi. Halkın oylarıyla gittikleri meclisten, hadsizler tarafından çıkarıldılar. Başörtüsü sorununu çözmek iddiasıyla başörtülü seçilip mecliste başörtüsünü çözenleri de onurlu duran ve halkın oylarına ihanet etmeyen Merve Kavakçı'yı da tarih kaydetti. Başörtülü kadınların umutlarına kurşun sıkıldı ama umutları yine de öldürülemedi. İnanç Özgürlüğü Platformları aracılığıyla her gün takvimden yapraklar kopartılmaya devam edildi. Başörtüsü konusunda kalben
Önce Memur-Sen tarafından TBMM önünde basın açıklamasıyla start verildi. 1 Ocak 2013'te yeni yıla yeni eylemle giriyoruz sloganıyla Eğitim-Bir-Sen tarafından “1 Günlük Sivil İtaatsizlik Eylemi” yapıldı. Arkasından Memur-Sen tarafından kamuda kılık kıyafet özgürlüğü talebiyle bir ayda “Özgürlük İçin 10 Milyon İmza Kampanyası” başlatıldı. İmza stantları ülke geneline yayıldı ve seferberlik havasında devam etti. Karda kışta stantları açık tutan Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen teşkilatları en son genel seçimde Ana muhalefet Partisinin aldığı oydan daha fazla imzayı; 12 Milyon 300 bin kişinin iradesini hükümete sundu ve süre tanıdı. Süre dolunca kararlığın göstergesi olarak kamuda kılık kıyafet dayatmaları bitene kadar “Süresiz Sivil İtaatsizlik” başlatıldı.
Kararlı ve onurlu mücadele Demokratikleşme paketinde sonuç aldı. Kamusal alan yalanı bir iki kurumda sınırlama dışında tamamen kalkmış oldu. TBMM'de ne zaman kalkacak demeye fırsat kalmadan Ak Partili bazı kadın vekillerin Hac'da taktıkları başörtülerini Meclis'te de takma kararlılığı sonrası tarihin en kirli ve acımasız zulmü resmen kalkmış, fiilen bitmiş oldu.
Napolyon, “Zafer İradedir” der. On yıllar alan ve vesayete galebe çalan kararlı duruşun geldiği nokta, iradenin zaferidir. Bu irade, yargı, emniyet ve askeriyede, imam hatip harici ilkokul, ortaokul ve lisede devam eden atıkları da kaldırtmakta kararlıdır.
Başörtüsü yasağı ve kamusal alan yalanının miadını doldurması iradenin zaferidir. Üniversiteyi birincilikle bitiren kızın başörtüsüne yapışan beyaz adamların temsilcileri de umut kalmayınca telaşı bırakmış, Şafak Pavey aracılığıyla şefkat ve merhamet dili kullanmayı seçmişlerdir. Muharrem İnce bile öfkesini kontrol edebilmiş ve seçim kaygısıyla dilini değiştirmiştir. Bu noktaya asla çiçekli yollardan ulaşılmamıştır. Unutulmasın ki gelinen nokta; beyaz adamın merhameti değil, Malcolm X ve Rosa Parks'ların başarısıdır.
Tarihi yasağı tarihe gömen ve tarih yazanlara selam olsun.
02.11.2013
Ali YALÇIN
EĞİTİM-BİR-SEN Gen.Bşk.Yard.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.